Bu blog; hayatımıza girdiği 15.Haziran.2004 tarihinden itibaren bir daha asla canımızın sıkılmasına izin vermeyen dünya güzeli kedimiz, tüylü meleğimiz, kocakafamız, Notiksimiz, tombiksimiz ve daha sayamadığım bin türlü sıfata sahip Nohut'a adanmıştır.

26 Ocak 2012 Perşembe

komünist nasıl olmalıdır?

Uzun süredir varlığından haberdar olduğum ancak bir türlü okumaya yakınlaşmaya fırsat bulamadığım Endişeli Peri'nin blogu ile hasbıhal etmekteyim son günlerde. Bilgili, eğlendirici ve akıcı yazım tarzıyla beni kendisine hemen bağladı.

Dün okuduğum yazılarından birisinde bugüne kadar duyduğum en başarılı komünist tanımını yapmış..

"giysilerin böyle, hemen her zaman ideolojik bir anlamı oldu sanırım. bizim yakın zamandan hatırladığımız yeşil parkalar gibi. arçil geçen yıl aldığım siyah anorak mont yerine bu yıl yeşil, kocaman bir parka giymek istediğini söyleyince ona bu giysinin bizim tarihimize denk düşen anlamından bahsettim biraz. komünist olmaya dünden razı olduğundan sabırsızlıkla o yeşil parkanın içine girmek istedi. benim pis bir huyum var; zaman zaman çok didaktik bir anneyim. "ama," dedim, "her insan okumazsa olur da, komünist adamın cahili hiç çekilmez... fikrini savunur durumda olmak için donanımlı olman lazım bi kere. her insanın asgari yaşam standartının sorumluluğunu üstlendiğinden insancıl olacaksın. yani hem cahil olmayacaksın, hem ruh saflığına sahip olacaksın bu durumda. en zoru bu. emeğin kutsallığından bolca bahsedeceğin ve bunu demeye hakkın olması için de çalışkan olacaksın, insanların üstünden kolayca para kazanmayı ahlaksızlık sayacaksın... ee, küfür etmeyeceksin, devrimci adam için bir yozlaşma göstergesidir küfür. bu durumda kişiliğini askeri bir disiplinle örgütleyebilmen gerek o yeşil parkayı giymek için." eh, bir daha yeşil parka sohbeti geçmedi aramızda:) bu ne ya, her yıl mont mu alınır! istediği botlar için de benzer bir sohbet geliştiriyorum aklımda. böyle böyle ucuz atlatacağız bu yılı;) şaka şaka, o kadar da diil."
Yazının tamamı için http://endiseliperi.blogspot.com/2012/01/kahve-sigara-klk-kyafet-su-bu-resmen.html

4 yorum:

endiseliperi dedi ki...

ah, utandım şimdi kendi yazımı burda görünce:) beğenmenize nasıl sevindim... teşekkür ederim.

sevgiler.

pisikopati dedi ki...

Her şeyin bir zamanı var derler ya, her kitabın, her filmin, her dostluğun, bizimki de öyle oldu. Ne zamandır biliyor, duyuyorum blogunuzu ama bir türlü sayfanızı ziyaret edememiştim. Kısmet bu günlereymiş, ellerinize sağlık tasarımı, içeriği herşeyi ayrı güzel. Agatha Christie'nin de hastasıyımdır ayrıca:))))

endiseliperi dedi ki...

:)
sitede verdim mi acaba bağlantıyı, ben bu aralar izlebizle.com'da agatha christie filmleri izliyorum. poirot'lu, marple'lı olanları hala pek hoşuma gidiyor. ayrıca başka eski siyah beyaz filmler de var orada. videobb yüklemeli olanlar açılmıyor ama çok parçalı olanları bulursanız, üstünüze battaniye, onun da üstünde kedi tabii ki, kuruyemiş çayla filan pek eğlenceli izlemek.

sevgiler.

pisikopati dedi ki...

benim sinema ile hiç aram yok maalesef ama dönüp dönüp agatha okurum, kucağımda Nohut'la

sayaç saydıraç