olduğumu sanırdım değilmişim meğer.
Neyin derdi stresi ise son iki aydır hastalıktan dertten başımı kaldıramadım. Fiziksel düşkünlüğüm bir yana ruhen de çok çökkün ve yaşam enerjisi düşük bir haldeydim. Yazabileceğim zamanlarda dahi yazmak içimden gelmedi. Sadece blogumu değil, dostlarımı da ihmal ettim.
Fakat bugün buna bir nokta koymaya karar verdim.
Peki iyileştim mi????
Tabiykine hayır.
Ama yooo yooo yooo böyle kolay kurtulamazsınız benden.
Profesyonel bir hastayım ben önce bütün hikayemi dinleyeceksiniz...:)))
Herşey Kasım ayının ortalarına doğru ellerimde ve kollarımda parça parça yanma hissi ile başladı. Yanıyorum, hafif kızarıyorum geçiyor. Derken yanmaya kaşıntı eşlik etmeye başladı..Bazen iğne batması gibi hisler, çapçatır kuru bir cilt, ne yapsam kaşıntı ve yanma hissi geçmiyor. Ellerimi kullanamıyorum neredeyse o kadar fena. Bir cildiyeciye göründüm bana stresin tetiklediği kontak dermatit dedi kremler pomatlar 10 gün sonra görüşelim deyip yolladı. Aldım ilaçlarımı sürünüyorum biraz hafiflemekle beraber, bu sefer ensem başladı, uyuz gibi kaşınıyorum, bir anda enseme toz haline getirilmiş camla biber karışımı dökmüşler gibi yanmalar. Gece uykusu falan kalmadı. Sudan uzak durun dediler, ne evimi temizliyorum ne kendim yıkanıyorum saç baş darmadağın homelesslara döndüm resmen. Kimle konuşsam dert yanıyorum sürekli hastalığımdan bahsediyorum, yaşlı teyzeye bağladım.
Bu yetmezmiş gibi derken sol başparmağımdan bileğime kadar uzanan bölgede inanılmaz bir ağrı, sanki bıçak sokuyorlar, bir şeyi tutamıyorum tepsiler elimden kayıyor, zonk zonk zonkluyor, başparmağımın elimle birleştiği yerde bir çöküntü oluştu hafif morlukla beraber.
Hababam debabam kaşınıyor, kızarıyor ve zonkluyorum. Hayatta başka derdim,odak noktam kalmadı. Sadece sol elim var artık benim için. Her boş anımda elimi seyrediyorum bir değişim var mı diye bakıyorum falan.
10 gün sonra kontrole giderken bari dedim bir de ortopediste görüneyim gelmişken. Adam baktı, elimin röntgenini çekti, kırık yok yumuşak doku zedelenmesi atel tak buz kompresi yap geçer dedi.
Peki çok güzel.
Atel takıyorum beş dakka geçmeden kaşıntılar ayyuka çıkıyor. O ara annem bir yerden görmüş egzema eldiveni diye bişey, gittik aldık. Şu halde ( bkz resim) oturuyorum evde, ilaçlarım pomatlarım eldivenim atelim kedim. Hiçbi faydası yok. Egzema eldiveninin dikiş yeri zaten benim elimin sorunlu bölgesine denk geliyor, dikiş izi daha beter kaşındırıyor. Zaten elinizi bir şeyin içine hapsetmek kullanamamak yeterince zor, bir de üstüne şifa bulamıyorum.
Pisiniz bu acıya sadece 2 gün katlandı. Ehhh deyip çıkarttım attım ateli. Olabildiği kadar elimi az kullanmaya çalışıyorum falan. Sanki 10 parmak daktilo kullanıyormuşum gibi hemen blog yazmayı bıraktım güya elimi en çok yoran şey blog yazmak. Tabii keyifsizlik esas sebep elim ağrıyo içimden hiçbişey yapmak gelmiyor.
Ağrılarım sızılarım yanmalarım da devam etmekte. Bir arkadaşım, o da sedef hastası, egzema sedef sinirsel hastalıklar yoksayacaksın ilgilenmeyeceksin dedi. Tamam çok güzel ama demekle yapmak aynı şey değil ki. En ufak bişeye üzülsen azıyor, bir de ayaklarıma sıçradı her tarafıma biber sürülmüş gibi yana yana kaşına kaşına dolaşıyorum. Üzüntümden sinirden ağlıyorum ağladıkça kaşınıyorum.
Sonra iyi bir ortopediste gösterelim dediler elini, ne de olsa sol el ana elim ve başparmak bütün el işinin % 60'ını yapıyor. Bunu iyice bir baktıralım neyse çözüm bulunsun. Tamam harika. Gittik gösterdik, adam çok büyük bir hekim, sporcu ameliyat ediyor, benim derdimi mi çözemeyecek? Baktı kontrol etti. Bu dedi gençlerde olur, başparmak kemiği bazı insanlarda daha serttir, zorladıkça dışarı doğru çıkıntı yapmaya başlar, meraklanmayın ağrı dayanılmaz olunca ameliyat ederiz.
Fesuphanallah deyip çıktım oradan. Bu operatörler de berberler gibi illa kesip biçecekler. Ağrı dayanılmaz olunca ne demek? Tepsi bile tutamıyorum elim boşalıyor diyorum. Daha ne diyeyim?
Öööleee duruyorum hiçbişey yapmıyorum kaşınmaya, ağrımaya devam. Cankardeşim Hande idareyi ele aldı. Seni bilmiyorum ama ben senden sıkıldım dedi iyi bir cilt doktorundan randevu aldı zorla. Çok iyi bir ortopedistten randevu aldırdı yine zorla.
Tamam dedim kalktım gittim önce cildiyeciye. Acayip şeker bir kadın, belli işinin de ehli. Bir de hatırla gitmişiz, çok ilgilendi sağolsun. Elimi bırak kurcalamadığı yerim kalmadı, ayağıma baktı, koltukaltıma baktı, sırtıma baktı, iyice bir muayene etti. Sonuç, bence siz kontakt dermatit ya da egzema hastası değilsiniz, büyük ihtimal peripherik sinirlerde sorun var tam teşekküllü bir nörolog muayenesi istiyorum dedi.
Peki dedim, kuzu kuzu çıktım.
SON KARAR : Bırakıyorum bu işi, düşünce yoluyla kendimi tedavi edicem.
Ne bende sinir kaldı, ne cepte para..Bir çözüm de yok. Nörolog dediğin sadece çekiçle dizime vurmayacak ki bir sürü bişey çektirecek, varlığından haberdar olmadığım birtakım hastalıklar bulacak muhtemelen ama eminim derdime deva olmayacak yine. Ortopedist randevusunu da iptal ettim.
Kalsın böyle.
Ağrılar dayanılmaz olduğunda ameliyatla kendimi toptan aldırıcam.
8 yorum:
Çok geçmiş olsun, çok üzüldüm, ne kadar sinir bozucu olduğunu tahmin edebiliyorum, bu tip sinirsel rahatsızlıklar da kendi kendilerini besliyorlar, kafaya taktıkça daha da azıyor... Kafanıza takmayın, inşallah en yakın zamanda geçer, ama ne olur ne olmaz nörologa gitseniz daha iyi olmaz mı?:)
Kıyamam sana o ne pis hastalıkmış öyle. Zaten cildiyeciler bir tuhaf benim yüzük takmaktan oluşan alerjiye uyuz başlangıcı dedi bir tane, yok aids anasını satiim. Geçmişler olsun.
Pisiciikk, çok geçmiş olsun. Gerçi onca doktordan biri mutlaka kan tahlili istemiştir ama; ben sorayım yine de. Kan tahlili yaptırdın di mi? Yaptırmadıysan önce bir tam kan tahlili yaptır canım. Sonuçlara göre olmadı tekrar gidersin doktora. Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'ni tavsiye ederim bu arada, bir dönem bütün hastanelerin demirbaş listesinde kayıtlı biri olarak, en çok bu hastaneyi sevdim diyebilirim :) İçerenköy Carrefour'un ilerisinde, iş yerine yakın sayılır.
Bir de bitkisel tedavilerle aran nasıl bilmiyorum ama; bir kaç öneride bulunabilirim. Bak şimcik :)
Karabaş otu yağı(2 damla), kimyon yağı(3 damla), melisa yağı(3 damla). Sabah akşam bir fincan suya damla sayısı kadar koyup içiyorsun. Ayrıca kimyon yağını ağrı, yanma, kaşıntı olan bölgeye masaj yaparak sürüyorsun.
Kullanmak istersen alerji testi yaptırmanı öneririm. Genelde alerji yapan yağlar değiller ama ne olur ne olmaz. Şifa olayım derken ahını almayayım :)) Bir de eğer kullanacaksan baştan söyleyeyim, melisa yağı ter attırır, telaşlanma :)
Öperim, homeless seni :)
egzama türü bişeydir o büyük ihtimalle..ama drlar herşeyi abarttıkları için insanları çaresizliğe sevkediyorlar.hakkaten stres egzamayı arttırıyor onu biliyorum ama vucut o stresten arınınca cilt düzeliyor.geçecek inşallah ama kan tahlili yaptırmadıysan yaptır pisiko.(drların çoğu bunu hiç akledemiyor,en başta yapılması gereken şeyi herşeyi yaptırdıktan sonra istiyorlar.halbuki birçok hastalık kan tahliliyle ortaya çıkıyor,çıkmasa bile tahlil sonucundaki veriler tedavi için yön veriyor.
Kesinlikle kan tahlili şart bencede. Çok geçmiş olsun ben sedef hastasıyım ve kaşıntının döküntünün ne demek olduğunu biliyorum bazen dayanılmaz oluyor ve tabi ki bu hastalıkların psikoloji ile direk bağlantısı var. Ailenizde sizin gibi rahatsızlığı olan var mı genelde aileden bir yatkınlık oluyor ve vücutta zaten varolan bir rahatsızlık kendine bir fırsat bulduğunda ortaya çıkıyor. Triot hormonuna da baktırın bence, Çoook geçmiş olsun acil şifalar dilerim, bol bol açık havaya çıkın, derin nefesler alın ve biraz geyik filmler izleyin hayatın gerçekleri bizi daha fazla hasta ediyor.
paticiğim, egzema ve sedef siniri sitiresi pek severler, ayrıca ekşiye ve domatese de bayılırlar. bir süre sirkeden, limondan, domatesten vesalçadan da uzak dur. bi de sivas'ın meşhur doktor balıkları var ya sedefli insanları kemirenler hani, onlardan artık istanbul'da da var özel merkezlerde, git onlara ayaklarını kollarını yedir. hem masaj da olur. çok geçmiş olsun.
bu arada fatih sultan mehmet hastanesini ben hiçbir tecrübemde başarılı bulmadım. bugüne kadar hiçbir hastalığıma düzgün teşhis koyulmadığı gibi, son gittiğimde fokurdayan çaydanlık kıvamında öksürdüğüm halde muayene edilmeden, sadece film çektirilip (o da lütfen) hıı, ciğerlerde balgam var, denildi ve antitüssif (öksürük kesici) şurup yazıldı. eski bir mümessil olarak balgamlı hastaya antitüssif yazmanın onu balgamı içinde boğulmaya terketmek olduğunu bildiğimden reçeteyi yırtıp attım.
Güzel dileklerinize ve tavsiyelerinize çok teşekkürler, ne yazık ki hala bir gelişme kaydedemedim. Son gittiğim ortopedist bunlar şeker belirtisine daha çok benziyor dedi. Ama bu sefer de korkumdan gidip tahlil yaptıramıyorum :(((
paticiğim saçmalama! aklıselim insansın sana hiç yakışmıyor. yanında kahveyle brownidir bilmem nedir lüp lüp yutma huyun olmasa tamam ertele ama şeker varsa erken teşhis çok önemli. biraz dikkat belki günde 2 tabletle çözülebilecek boyuttayken müdahele edilmezse günde 3 insülin iğnesine kadar yolu var! aman diyim... iyi haberlerini bekliyorum, hızlıca!
Yorum Gönder