Bu blog; hayatımıza girdiği 15.Haziran.2004 tarihinden itibaren bir daha asla canımızın sıkılmasına izin vermeyen dünya güzeli kedimiz, tüylü meleğimiz, kocakafamız, Notiksimiz, tombiksimiz ve daha sayamadığım bin türlü sıfata sahip Nohut'a adanmıştır.

30 Ocak 2012 Pazartesi

...

Pek bir hanımevladı oluşumuzdan mıdır nedir biz İstanbul ahalisi 3-4 gündür yağan kar yüzünden baya telef olduk. Aylarca bundan çok daha ağır koşullarda yaşayan insanlarımız düşünüldüğünde bizimki tam bir şımarık kaprisi gibi görünüyor belki dışarıdan, ancak kar çok sık yaşamadığımız bir hava durumu olduğundan zaten çok da düzgün olmayan ulaşım şirazemiz iyice yerinden kayıyor. İşimizden gücümüzden düzenimizden oluyor dağılıyoruz.

Hal böyle olunca bütün geyiğimiz muhabbetimiz kar üzerinden dönüyor. Nereye baksam kar kar kar.
Ayrıca bir nev'i görmemiş olduğumuzdan hepimiz sağda solda karlı manzara paylaşıyoruz. Tabii ki benim bundan eksik kalmam düşünülemezdi, ahanda ofis penceremden kar manzarası :


Kar benim için kendimi bildim bileli "seni hiç sevmiyorum Sütoğlan"dır. Hala da öyle. Sevmiyorum. Doğaya faydalı olduğunu bilmesem hiç yağmasın diyeceğim..

Bugün hiç keyfim yok. Bir karamsarlık çöktü üstüme. Yazsam yazamayacağım da. Kelimeler değil ben kifayetsiz olduğum için. Bir isyan, bir intizar, bir kırgınlık hali...Tavşan dağ hikayesi aslında benimki. Kime küsüyorsun, kime kırılıyorsun?  Vardır mutlaka bir bildiği demekten başka seçenek yok.


1 yorum:

Adsız dedi ki...

Ehlen ve sehlen... valla burada (Cairo) hava cok güzel. ne kar var, ne buz... Gündüz 20 derece, gece 8-10 derece. Geçen hafta Kuala Lumpur'daydım orası daha sıcaktı (35 C derece) ama biraz nemli ve çokça yağışlıydı. Yarın sabah oradayız... bakalım durum denildiği kadar ciddi mi, yoksa bu ciddiyet bir efsane mi, göreceğiz...

sayaç saydıraç